Yine bir Mourinho, yine bir Real Madrid dedikodusu! Bizim Portekizli hoca, hakkında çıkan Madrid teknik direktörlüğü iddialarını öyle bir yalanladı ki, sanki 'Yok canım, ne münasebet, ben buralarda mutluyum!' der gibiydi. Ama işte o 'yok canım'ın arkasında hep bir 'ama' vardır, bilirsiniz. Fenerbahçe'den Benfica'ya geçer geçmez, malum, The Special One'ın büyük takımların radarından düşmemesi kaçınılmazdı. Adamın genlerinde var, ne yapsın? Ortada bir hoca arayışı varsa, Mourinho'nun adı muhakkak geçer. Kaçışı yok.
The Special One diyor ki, 'Abi, sezondayız, tam kritik dönem. Benim bütün odağım şu an Benfica'da, oyuncularımla Portekiz usulü futbol oynamaya çalışıyorum.' Hatta Florentino Perez'le kahve içtiği, menemen yediği dedikodularını da sertçe yalanlamış: 'Başkanla falan görüşmedim, ben profesyonel adamım arkadaş!' E tabi, Perez de anında 'Aramızda kalsın ama ben de aramadım' dese, dünya futbolu yıkılırdı. Mourinho o kadar profesyonel ki, sanki kimse inanmayacakmış gibi açıklama yapma gereği duyması da ayrı bir komedi. Tamam be hocam, inandık, şu an sadece Benfica'dasın!
Peki, tamamen kapattı mı kapıları Real'e? Yooo, Mourinho bu, kilitli kapı bırakır mı hiç? Diyor ki, 'Sezon bitsin, bir hafta kafamı dinlerim, belki Portekiz sahillerinde mojito falan içerim, sonra bakarız ne olup bitecek. Belki Real Madrid'i tekrar çalıştırırım, belki uzaya takım kurarım, kim bilir?' Yani özetle, 'Şu an meşgulüm ama telefonum açık, mesaj atın, sezon sonunda görüşelim' demeye getirmiş. Klasik Mourinho taktiği işte; hem gönül al, hem kapıyı aralık bırak, hem de ortalığı biraz daha karıştır. İzleyelim görelim, bu yaz kimlerin başını döndürecek The Special One.