Hatırlarsınız, ara transfer döneminde Fenerbahçe'den Suudi Arabistan'ın cömert parasıyla Al-Ittihad'ın yolunu tutan Youssef En-Nesyri abimiz vardı. Hani o 'Yeni maceralara yelken açtı, ortalığı kasıp kavuracak' diye lanse edilen golcü... Ne fırtına estirdiyse, rüzgar tersine dönmüş anlaşılan. Henüz 6 ay dolmadan, Al-Ittihad yönetimi kendisiyle yollarını ayırma hesapları yapmaya başlamış bile. Vay anasını sayın seyirciler, bu ne hız! Bizim ligde futbolcu 6 ayda anca adapte olurken, adamlar 'Hoş geldin-güle güle' seremonisini tamamlamış.
Şimdi gelelim bu jet hızındaki ayrılığın 'mantıklı' (!) sebebine: En-Nesyri, 15 maçta 7 gol atmış. Kulağa fena gelmiyor, değil mi? Hatta birçok ligde iyi bir istatistik sayılır. Ama Suudi Arabistan, orası beklentilerin sadece gökyüzü değil, uzay sınırlarını zorladığı yer. Habere göre Al-Ittihad yöneticileri, bu 7 golü 'beklentilerin altında' bulmuş. Vallahi bizim buralarda bu performansa 'kurtarıcı' derler, orada 'yetersiz' sayıyorlar. Herhalde topu kaleye değil, direkt kasalarına sokmasını bekliyorlarmış ki bu performans yetersiz gelmiş. Zengin işi, ne diyelim.
E tabii, bu kadar hızlı bir ayrılık sinyali gelince, bizim golcü sahipsiz kalır mı? Kalmaz. Suudi Arabistan'da bir nevi 'golcü al-ver' turnuvası dönüyor gibi. Al-Shabab ve Al-Qadsiah hemen kapıyı çalmışlar bile. Bir tane daha isimsiz talip varmış, herhalde o da 'Biz de boş durmayalım, En-Nesyri varsa biz de varız' demiştir. Yani anlayacağınız, En-Nesyri'nin kariyeri Suudi Arabistan'da bir takımdan diğerine mekik dokuyarak devam edecek gibi. Geçenlerde menajeri 'Yok öyle bir şey, adam keyfine bakıyor' diye yalanlamıştı ayrılık iddialarını ama anlaşılan keyiflerin kaçmasına bir gol eksikmiş. Neyse, En-Nesyri'ye yeni macerasında bol şans dileyelim, umarız bu sefer 6 aydan biraz daha uzun sürer!