Arkadaşlar, Bundesliga'da yine bir hafta, yine bir futbol şöleni yaşandı diyemeyeceğim tam olarak, daha çok bir 'erken sevinç hüsranı' gördük. Signal Iduna Park'ta Borussia Dortmund ile Eintracht Frankfurt kozlarını paylaşırken, milli gururumuz Can Uzun maça öyle bir başladı ki, sanırsın tek başına şampiyonluk ilan edecek! Maçın henüz 2. dakikasında topu ağlara gönderince, Frankfurt tribünlerinde adeta bir 'Bu sene bizim sene!' nidası yükselmiştir, eminim. Valla bravo çocuğa, tam bir 'gel de beni izleme' golüydü o.
Fakat işte futbol bu arkadaş, erken öten horozun sonunu biliyoruz... neyse, demeyelim şimdi kötü kötü! Dortmund, 'ne oluyoruz lan, bizim evimizde kim kime artislik yapıyor?' dercesine bir hışımla önce 42. dakikada Guirassy'yle eşitliği yakaladı. Yetmedi, ilk yarının bitimine ramak kala, hatta hakemin düdüğü ağzına götürdüğü o son saniyelerde, 45+1'de Schlotterbeck sahneye çıkıp skoru 2-1'e taşıdı. Frankfurt soyunma odasına giderken, o 2. dakikadaki golü atan Can Uzun bile 'Acaba golü atmasam mıydı?' diye düşünmüştür herhalde, moral sıfır!
İkinci yarıda Dortmund 'Tamam, artık bu maçı çantada keklik yaptık' demiş olacak ki, 72. dakikada Inacio sahneye çıkıp skoru 3-1'e getirdi. Maç orada bitti, Frankfurt da erken sevinmenin bedelini ödedi diyorduk ki, bir şekilde skor tabelasında 3-2 yazdı, anlaşılan Frankfurt son anlarda bir keramet gösterip skoru biraz olsun azaltmış ama hikayenin gidişatını değiştirememiş. Dortmund bu galibiyetle puanını 70'e taşıyıp yoluna devam ederken, Frankfurt 43 puanda çakılı kaldı. Can Uzun da 77 dakika sahada kalıp 'ben elimden geleni yaptım, gerisi size kalmış' der gibiydi. Ee, ne diyelim, erken sevinmek bazen pahalıya patlar, özellikle de Signal Iduna Park'ta!