Fenerbahçe'nin Dinamo Zagreb deplasmanından 3-1'lik mağlubiyetle dönmesi, bizleri pek şaşırtmadı açıkçası. Hani 'beklentileri karşıladılar' derler ya, tam da öyle bir durum. Ama işin enteresan tarafı, bu 'alışılagelmiş' mağlubiyet sonrası, yorumcu koltuğunda oturan Tümer Metin'in ağzından çıkanlar oldu. Bizim Tümer Abi, yeni başkan Sadettin Saran'a resmen 'Hoş geldin, buyur sana sıcak koltuk ve bol bol dert!' dercesine bir takım tavsiyelerde bulundu. Sanki kahvede maç sonrası muhabbet ediyormuşuz gibi, 'Dinle Sadettin' diye başladı söze.
Tümer Metin'in esas bombası şu: 'Sadettin Başkan, bazen işler o kadar kötüye gitmeli ki, ancak o zaman çözüm bulabilirsin!' Yani diyor ki, Fener'in şimdiki hali o kadar kötü ki, buradan daha aşağısı mezarlık. Tam da neşteri vurma zamanıymış. Yoksa daha ne kadar kötü olabilir ki, oyuncular kendi kalelerine gol atma yarışı mı düzenler? Tümer Abi'ye göre bu takımda 'oyun aklı' diye bir şey kalmamış, hatta belki 'oyuncu aklı' bile tatile çıkmış. Tedesco iyi hoca mıdır kötü hoca mıdır bilemiyorum ama anlaşılan Fener'e stratejistten çok, motivasyon konuşmacısı ya da medyum falan lazım.
Bir de işin psikolojik boyutuna değinmiş Tümer Metin. 'Takım kronik psikolojik sıkıntıya girdi, ne coşku kaldı ne tutum' diyor. Vallahi haklı, biz taraftarlar olarak bile maç izlerken stresten psikanaliz seansına çıkmış gibiyiz. Adam diyor ki, 'bazen maç kazanmak için kavga etmen yeterli olabilir'. Belki de sahaya 11 yerine 5 boksör 6 güreşçi çıkarmak lazım? Çünkü anlaşılan bizim futbolcular, Zagreb ceza sahası içinde rahat rahat gezen rakipleri sanki turistmiş gibi izliyorlarmış. E kardeşim, tribünden izleyen yeterince taraftar var, bari siz sahada izlemeyin! İlk golü de yersin, ikinciyi de yersin, üçüncüyü de... Eh, Tümer Metin'in dediği gibi, daha kötüsü ne olabilir ki?