Arkadaşlar, bakın, futbolda 'asla' diye bir şey yoktur, 'yok artık' diye bir şey hiç yoktur. Hatırlarsınız, bizim Portekizli hoca, nam-ı diğer Jose Mourinho, Real Madrid iddialarını canhıraş bir şekilde yalanlamıştı. Sanki ilk defa yapıyormuş gibi, tüm ciddiyetiyle 'Yok öyle bir şey!' dedi. Ama gel gör ki, bu haberler tam da Mourinho'nun en sevdiği yerden patladı: Dedikoduların kalbinden! Klasik Mourinho taktiği, önce yalanla, sonra geri dön, sonra yine yalanla... Döngü böyle işler.
Şimdi efendim, Benfica'da kısa bir 'mola' verdikten sonra (ki kendisi Fenerbahçe'den oraya geçmişti, sanki Avrupa turu yapıyor), Jose'nin rotası yine tanıdık bir yerlere çevrildi. Alman basını, yani Sky Sports Almanya diyor ki, Real Madrid yönetimi bizzat hocanın ekibiyle masaya oturmuş, yüz yüze görüşmüşler. Mourinho da bu 'yalanladığı' geri dönüşe pek bir istekliymiş, ama tabii ki cebinden bir şart çıkarmış: İki yıllık bir sözleşme istiyormuş. Sanırsın ki bedavaya çalışacak, adamın bir kalemi var, bir de mürekkebi, haklı.
Ee, Real Madrid niye bu kadar hevesli peki? Takımda bir kriz durumu mevcutmuş, yıldızları yönetme konusunda sıkıntılar yaşanıyormuş. İşte tam da bu noktada, Mourinho'nun 'yıldızlarla dans' ve 'krizleri pataklama' konusundaki üstün (!) yetenekleri devreye giriyor. Anlaşılan o ki, Florentino Perez yine 'Bu takımı ancak o adam hizaya sokar' moduna girmiş. Yani anlayacağınız, Mourinho'nun 'yalanlama performansı' bu kez Oscarlık değil, tamamen taktiksel bir manevraydı. Geri dönüşü artık yüksek ihtimalden öte, bir 'ne zaman' meselesi!