Hayırlı işler beyler, Fenerbahçe Avrupa macerasına bir başladı pir başladı desek yalan olur herhalde! Dinamo Zagreb deplasmanına gidildi, 'Nasılsa hallederiz' diye düşünülmüş olacak ki, sahadan 3-1'lik tokatsız bir mağlubiyetle ayrılındı. Yani çorbayı içtik ama kaşık Dinamo'nun elindeydi anlaşılan. Sanki maça değil de Hırvatistan'a turistik geziye gitmişler gibiydi çocuklar, sahada pek ruh göremedik.
Tabii bizimkiler böyle oynayınca, Hırvatistan basını da eline kozu aldı, davul zurnayla kutlamaya başladı. Özellikle Sportske denen gazetenin 'Maviler 'Türk çorbası'nı şık bir şekilde yudumladı' manşeti yok mu, insanı çileden çıkarır! Ne çorbasıymış be abi? Sanki bize özel menü hazırlamışlar, ağız tadıyla yutmuşlar. Demek ki neymiş, Avrupa'da çorbayı içmek değil, içirmemek önemliymiş. Dinamo'lular resmen 'Buyurun oturun, soğuk çorba ikramımızdır!' demişler, bizimkiler de sağ olsunlar içmişler...
Diğer Hırvat gazeteleri de sıraya girmiş, sanki Fenerbahçe'yi yenmek dünyanın en büyük başarısıymış gibi havalara girmişler. 'Dinamo harika başlangıç yaptı', 'Fenerbahçe'yi ezdi', 'Hiçbir şey yapamayan rakibi alt ettiler'... Eee, ne bekliyordunuz abicim? Sahada Fenerbahçe değil de Barcelona mı vardı sanki? Adamlar haklı tabii, sahada ne gördülerse onu yazmışlar. Bu gidişle bizimkiler Avrupa'da daha çok çorba içer gibi duruyor, dikkat etmek lazım, tansiyonu falan yükseltir sonra.