Vay vay vay, ne oldu yine UEFA Avrupa Ligi'nde bizim Fenerbahçe'ye? Dinamo Zagreb deplasmanına bir gittiler, pir gittiler! Maçın sonunda tabelada 3-1 yazısını görünce bizim de ağzımızın tadı kaçtı. Hani derler ya, 'işler iyi gitmeyince futbolcular da konuşur', işte tam o moddaydık yine. Sarı-lacivertliler, malum yenilginin ardından mikrofonlara koşmuş, artık ne diyeceklerse... Sanki futbolun kitabında yazan ezberlenmiş cümleler canlandırılacak sahneye.
Nene adlı arkadaşımız başlamış döktürmeye: 'Büyük bir hayal kırıklığı içindeyiz, daha fazla çalışmalıyız, kafaları kaldırmalıyız...' Yahu hocam, aynı plağı kaç yıldır dinliyoruz biz? Sanki sahaya çıktıklarında maksimumun altını oynuyorlarmış da, şimdi birdenbire akıllarına gelmiş 'daha fazla çalışmak' gerektiği. Neyse, mental olarak güçlü kalmaları gerektiği konusunda haklı; zira 3-1'den sonra mental güç sağlam kalmak için bayağı bir çelik gibi sinirler lazım. Taraftarı mutlu etmek falan... Vallahi taraftar 3-1'i görünce pek mutlu olmuyor, o garanti!
Gecenin tek golünü atan ve belki de o anlık bir umut ışığı yakan Sebastian Szymanski ise durumun ciddiyetini biraz daha 'entelektüel' bir yerden açıklamaya çalışmış. 'İlk golü yedikten sonra iyi reaksiyon verdik ve 1-1 yaptık...' demiş. Doğru, o 1-1 anı vardı bir de, kısa sürse de. Ama sonraki 'ikinci yarı eksik noktalar vardı, bunları söyleyemesem de analiz etmemiz gerekiyor' kısmı beni benden aldı. Neyi söyleyemiyorsun kardeşim, gizli bilgi mi bu? Maçta zaten tüm eksikler apaçık ortadaydı. Sonra da büyük potansiyellerden, birbirimize ihtiyacımız olduğundan, adaptasyon süreçlerinden dem vurmuş. En bomba açıklaması da şu: 'Bir maç her şeyi değiştirebilir.' Vallahi doğru söylüyor Szymanski, bu maç Fenerbahçe'nin Avrupa Ligi'ndeki başlangıcını '3-1 yenik' olarak değiştirdi bile! Belki de o kendi golüyle takımı kurtarabileceğini düşünmüştür de, diğer 10 kişi 'aman boş ver, adaptasyon süreci' modundadır. Bakalım 'bir sonraki maç' neyi değiştirecek, meraktan çatlıyoruz!