Arkadaşlar, UEFA Avrupa Ligi'nin ilk haftası dedik, top koşturacağız, gol sevinçleri yaşayacağız sandık... Ama Yunanistan'dan öyle bir haber geldi ki, top da, düdük de resmen figüran kaldı! Selanik'teki Toumba Stadı'nda PAOK ile İsrail'in Maccabi Tel Aviv'i kapışırken, meğer asıl maç tribünlerde oynanıyormuş. Yahu bir an için futbol maçı yerine Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na falan mı denk geldik diye düşündüm, yanlışlıkla kanal mı değiştirdim ne?
Normalde golleri, ofsaytları falan konuşurduk, ama bu sefer gündem bambaşka. PAOK taraftarı abilerimiz, Gazze'ye desteklerini esprili bir dille ama oldukça net göstermişler. Tribünlerde devasa pankartlarla 'Soykırımı durdur' demişler, eyvallah. Ama en vurucusu ne biliyor musunuz? 'İsrail'e kırmızı kart göster!' diye basmışlar pankartı! Yahu bizim hakemler VAR'da zar zor karar verirken, tribünden direkt FIFA'lık kırmızı kart çağrısı... Acaba VAR hakemi buna ne derdi? 'Politik bir durum, bizim yetki alanımız dışı' mı derdi, yoksa 'Tribündeki pozisyonu tekrar izleyelim' mi?
Mesele sadece maç sırasında açılan pankartlarla da kalmamış, belli ki kafaya takmışlar mevzuyu. Maç öncesinde de İsrail takımlarının spor etkinliklerine katılımını protesto edip, bangır bangır soykırım karşıtı sloganlar atmışlar. Yani anlayacağınız, topu ayağına alan değil, pankartı eline alan gündem olmuş. Vallahi UEFA düşünsün şimdi; her maça bir de dış politika uzmanı mı atayacaklar, yoksa sadece 'taraftar eylemi' deyip geçiştirecekler mi? Biz de sanıyorduk ki sadece futbol izleyeceğiz, meğer diplomasi dersine denk gelmişiz resmen!