Vay be dostlar! Hani derler ya, 'futbol topu yuvarlaktır' diye... Bizim Fenerbahçe'de de son günlerde top yuvarlanmıyor, adeta takla atıyor. Aziz Yıldırım, bildiğiniz üzere "ben de adayım!" diyerek sahneye bir çıktı, diğer adaylara da "gelin birlik olalım, beraber olalım" diye bir çağrı yaptı. Bu çağrı öyle sıradan bir çağrı değil hani, sanki "çocuklar, dağılmayın, babanız geldi" der gibiydi. Ortalık bir anda 'aman efendim, ne büyük bir lütuf!' moduna geçti desek yeridir. Aziz Başkan'ın bu stratejik hamlesi, adeta "ben adayım, geri kalanlar da arkama takılsın" mesajını taşıyordu.
İşte tam da bu ortamda, Aziz Başkan'ın çağrısına "olumlu" yanıt veren ilk isim Barış Göktürk oldu. Hani filmlerde olur ya, komutan bir emir verir, ilk gönüllü öne çıkar... İşte tam da öyle bir sahne izledik. Barış Bey, büyük bir coşkuyla "Fenerbahçe adına yeni bir sayfa açılıyor!" diyerek adaylıktan çekildiğini ve tam destek vereceğini açıkladı. Sanki daha önce sayfalar açılmıyordu da, Aziz Başkan gelince sihirli bir şekilde defterin kapağı açıldı. Yani anlayacağınız, sandıkta yarışmak yerine, "buyurun efendim, taht sizin" dedi resmen.
Barış Göktürk, Fenerbahçe'nin "tek vücut olması" ve "Aziz Yıldırım başkanlığında tek liste olarak seçime gidilmesi" gerektiğini de vurgulamış. Ne de olsa kişisel hedefler, camianın istikbalinden daha önemli değilmiş, değil mi Barış Bey? Hatta yetinmeyip, "Sayın Hakan Safi ve adaylığı söz konusu olan diğer kişilerin de sürece katkı sağlamalarını temenni ediyorum" diyerek, Aziz Başkan'ın "birleşme çağrı merkezi"ne henüz ulaşamayanlara da yol göstermiş. Bir de üstüne "şahsen hiçbir beklentim olmadan bu sürece koşulsuz ve şartsız destek olacağımı kamuoyunun bilgisine sunarım" dedi ki, adeta "koltuk derdim yok, yeter ki Aziz Başkan gelsin, ben kapıda beklerim" diye haykırıyordu. Hadi bakalım, diğer adaylar da bu "kayıt dışı" desteğe katılacak mı, yoksa kendi başlarına yokuş aşağı mı inecekler, merakla bekliyoruz.