Arkadaşlar, selamlar! Kahvemi kaptım, maç muhabbetine hazırlandım. Gündemimizde kim var dersiniz? Trabzonspor'un sol beki Mustafa Eskihellaç! Ya bu adam öyle bir parlıyor ki, "sol bek" yazan formasına "santrfor" mu yazsam diye düşünmeye başlamışımdır kesin. Süper Lig'de altı hafta geride kalmış, bizim Mustafa da hücumdaki performansıyla resmen "adından söz ettirmeyi" başarmış. E iyi ki de ettiriyor, yoksa kimdi bu çocuk yahu diye soran çok olurdu! Fatih Tekke de geldi geleli, "hücumcu beksever" kimliğiyle çocuğu iyice gaza getirmiş belli ki.
Şimdi gelelim istatistiklere. Altı maçta tam 526 dakika sahada kalmış, sanki Messi'ye süre vermişsin gibi. Üstüne üstlük, bu maçların tamamında ilk 11'de başlamış. Sadece Fenerbahçe maçının 76. dakikasında oyundan alınmış, herhalde hoca "yeter oğlum, kaleciye de şut çektirmezsin" demiştir diye espri yapasım geliyor. Bir asist yapmış! Duydunuz mu? Bir asist! Vallahi santraforlar utansın. Pas isabet oranı, dripling başarı yüzdesi falan geçen sezona göre fırlamış gitmiş, istatistiklere bakarsan çocuk Ballon d'Or adayı.
Geçen sezonun ikinci yarısında bordo-mavili takıma gelmişti, 14 maçta 1191 dakika süre alarak 2 asist üretmişti. Bir de Türkiye Kupası'nda 4 maçta bir gol atmış, o da çocukluğundan kalma bir heves herhalde. Ama Fatih Tekke'nin sistemi sağ olsun, Mustafa'yı resmen kanat forveti yapmış. Çocuk da "Tekke baba gazı vermişken, ben de göstereyim kendimi" demiş herhalde. Hücumda cesurmuş, eyvallah. Savunmada da dengeliymiş, e o kadar ileri gidip geri geliyorsa dengeli olmak zorunda tabii, düşse kalkamaz.
Taraftar desen, hemen havaya girmiş. Sosyal medyada "geleceğin Marcelo'su" falan yazıyorlardır şimdi. Trabzonspor camiası, oyuncunun istikrarlı performans göstermesi halinde takımın hücum hattının çok daha üretken olacağı görüşünde. E tabii, 1 asist gelmiş, daha ne olsun! Hadi bakalım Mustafa, top sende, umarız bu performansın balon olmaz da biz de keyifli futbol izleriz.