Arkadaşlar selamlar, bildiğiniz üzere bizim Arda Turan, hani şu topu ağlarla buluşturma konusunda 'detayları' iyi bilen Arda, şimdi Shakhtar Donetsk'in başında teknik direktörlük yapıyor. E, tabii ki hoca oldu diye futbolun şaka yapmayı bırakacağı yok. UEFA Konferans Ligi yarı final ilk maçında Crystal Palace'a 3-1 mağlup olmuşlar. Maçı kaybetmek neyse de, bu mağlubiyetin yanında bir de 'tarihi' bir istatistik eklenmiş, gülelim mi ağlayalım mı bilemedik vallahi.
Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere, yani maçın o meşhur 'tarihi' anına. Mücadelede daha 21. saniye dolmadan, yani siz daha kahvenizi fincana doldurup maç keyfine yeni başlayacakken, Crystal Palace'tan Ismaila Sarr abimiz topu filelere göndermiş. Hop! Ne oldu? Konferans Ligi tarihinin en erken golü! Yani Arda'nın takımı daha ısınma hareketlerini bitiremeden, belki de bazıları daha sahaya adım atmadan golü yemiş oldu. Böyle 'tarihi' bir an için biraz daha bekleselerdi bari, acele neydi bu kadar anlamadık.
Maç sonu tabii ki bu 'detay' Arda Turan'a sorulmuş. Hoca da başlamış anlatmaya: 'Her şeyi detaylar belirler. Taç atışlarından sonra gelen ilk top golle sonuçlanmamalı, ikinci top mücadelesine dikkat etmek lazım.' Yahu Arda hocam, sanki takım ilk topu tutmuş da ikinciye mi kalmış? Daha 21. saniyede gelen golün 'ikinci top mücadelesi' felsefesine nasıl uyduğunu da açıklasaydın bari. Rakibin yüksek seviyeli oyuncuları olduğunu, kendilerinin genç bir takım olduğunu ve kendi hatalarının farkında olduğunu da eklemiş. Yani kısaca 'Gol yedik ama en azından nerede hata yaptığımızı biliyoruz, bu da bize umut veriyor' demiş. Helal olsun Arda! Bu felsefeyle biz de ligde lider olsak da olur olmasak da, yeter ki hatalarımızın farkında olalım.
Velhasıl kelam, Arda hoca da tıpkı takımı gibi 'gelişen ve öğrenen genç bir teknik direktörmüş.' Demek ki Konferans Ligi yarı finali, Arda'nın 'eğitim kampı' olarak kullanılmış. Biz de gençken çok maç kaybettik ama en azından 'detayları biliyoruz' diye açıklama yapacak kadar entelektüel değildik. Neyse, Arda'ya ve genç takımına bu 'tarihi' ders için geçmiş olsun diyelim. Bakalım ikinci maçta 'detaylara' daha mı çok dikkat edecekler, yoksa maç başlama düdüğüyle birlikte gol sesi mi duyacağız yine!