Abi şimdi bak, Portekiz'de bizim 'Özel Olan' Jose Mourinho'nun Benfica'sı sahaya çıktı, güya ilk hafta erteleme maçı falan... Karşılarında da Rio Ave var. Tamam, Rio Ave dediğin koca bir takım değil belki ama yine de futbol topu yuvarlak, değil mi? Bizim Mourinho'nun tayfası 86. dakikada Sudakov'la öne geçti, tam oh be, 3 puan cepte derken, ne oldu dersin? 90+1'de Andre Luiz'den pat diye bir gol, skor 1-1! E tabii, son dakika golü yemek Mourinho gibi bir adama gelmez, biliyorsun. Maç bitti, bizim 'Özel Olan' hemen hakeme daldı, bildiğimiz Mourinho işte! Sanki ilk defa son dakika golü görüyoruz.
Basın toplantısında Mourinho ne dese beğenirsin? 'İlk yarı kötüydü, ama ikinci yarı var ya, harikaydık! Baskın, agresif, fırsatlarla doluydu!' Ya hocam, kötüysen niye kötüydün, iyisen niye yedin o golü? Sonra o 90+1'deki gol için 'Çok büyük haksızlık, berbat bir sonuç!' falan... Tam bir trajikomedi. Hadi onu geçtim, 60. dakikada iptal edilen gol için 'Eğer yeni futbol buysa, ayağın ayağına basılınca gol geçersizse, ben bu yeni futbolu sevmiyorum' demiş. Vay arkadaş, faul oldu diye gol iptal edilince 'yeni futbol' mu oluyor? Sanki 150 yıldır fauller serbestti de Mourinho gelince mi değişti kurallar? Bildiğin Mourinho klasiği: Suçu atacak yer bulamadı, hakemi, 'yeni futbolu' filan hedef tahtasına koydu.
Bu arada olan kime oldu dersen, kulüp başkanı Rui Costa'ya! Adam seçimlere hazırlanıyor, yeniden aday olmuş. Mourinho'nun bu halleri, üstüne de yenilen son dakika golüyle taraftarlar çıldırdı tabii. Sosyal medyadan 'Rui Costa istifa!' mesajları havada uçuşmuş. Hatta bazıları 'Mourinho tercihi miydi bu?' diye sorgulamaya başlamış. Yani Mourinho sadece kendi başını yakmadı, başkana da ateş attı resmen. Futbol bazen bir topu filelere atmaktan çok daha fazlasıymış, görüyor musun? Bir beraberlik nelere kadir!