Arkadaşlar, oturun sıkı durun! Süper Lig'in o meşhur derbisi öncesi sahadaki mücadele falan hikaye kalmış, asıl mevzu paraymış para! Galatasaray ile Fenerbahçe kapışacak diye ortalık yıkılırken, başkanlar 'Siz yeter ki maçı alın, bankayı soyarız!' moduna girmiş. Resmen derbi değil, piyango bileti dağıtılıyor gibi. Şampiyonluk yarışıymış, ligin kaderiymiş, hepsi bu dudak uçuklatan primlerin gölgesinde kalmış durumda.
Cimbom cephesinde Dursun Özbek başkan, Kemerburgaz'a mekik dokumuş. Hani o bildiğimiz moral turları değil, resmen 'Evlatlarım, aslanlarım, şu Fenerbahçe'yi devirin, o iki milyon Euro çat diye cebinizde!' diye anons geçmiş. Sabah gazetesinin kulağına gelene göre, Galatasaray'da prim tam 2 milyon Euro! Ya bir insan bu kadar parayı duyup da sahada koşmaz mı, tüyü bitmemiş yetimin hakkı var dersin, bir de kendini yırtarsın! Dursun Başkan da haklı, 'Alın, oynayın, bana ne!' demek yerine, garanti bankadan ödeme sözü vermiş.
Sarı-lacivertli tarafa geçelim; orada durum daha da renkli. Fenerbahçe'nin kasasından tam 3 milyon Euro çıkacakmış derbi galibiyeti için. Yetmemiş gibi, Sadettin Saran beyefendi de futbolculara göz kırpmış, 'Bu prim az mı geldi yavrum? Dur ben onu bir tık daha artırırım, merak etmeyin!' demiş. Hatta öyle ki, Rizespor maçıyla birleştirilmiş bir prim paketi hazırlamışlar, Rizespor'da berabere kalmalarına rağmen o prim paketine dokunmamışlar. Ne diyelim, cömertliklerine diyecek yok. Demek ki 'Parayı veren düdüğü çalar' atasözü, Fenerbahçe'de 'Parayı veren maçı da alır' şeklinde güncellenmiş. Bakalım bu milyonluk motivasyon, sahada hangi takımın motorunu gaza getirecek!