Hani bazı transferler vardır, dersin ki 'Tamam, bu iş oldu!' İşte Sofyan Amrabat'ın Fenerbahçe'den Real Betis'e kiralık gidişi de öyle başlamıştı. İlk başta herkes 'Oh mis, çocuk kendini buldu, İspanyollar kapar' diyordu. Faslı kardeşimiz bir başladı pir başladı, taraftarın gözdesi oldu, 'Bizim Amrabat!' sesleri falan... Derken, o 'falan' kısmı biraz uzadı sanki.
Ancak gelin görün ki, bu futbol denen garip oyunun cilveleri bitmez. Amrabat, sezonun ilk yarısındaki o coşkuyu, o 'beni alın uleyn!' performansını son haftalarda biraz 'tatile yollamış' gibi. 'Hani nerde o eski Amrabat?' soruları havada uçuşmaya başlamış. E, şimdi durum böyle olunca, 10 milyon Euro gibi bir bonservis bedeli, 'Acaba değer mi?' diye sorgulatır adama. Betis yönetimi de herhalde hesap makinesiyle top oynuyordur şu an.
Sadece Amrabat'ın formu da değil, Betis'in de Şampiyonlar Ligi hayalleri suya düşmeye başlayınca, 'UEFA gelirleri yoksa maaşları kim ödeyecek?' sendromu başlamış. Yani anlayacağınız, Amrabat için İspanya macerası, 'kiralık evden öteye geçemedi, eşyalarını topla gel' kıvamına gelmiş. Futbol bu, bir gün kahraman yapar, ertesi gün 'abi sen bir dur kenarda' dedirtir. Fenerbahçe cephesi de muhtemelen 'Yine başa döndük' modundadır şimdi, kısmetse tekrar kapılarını çalacak olan Amrabat için.