Yahu bu futbol alemi, hele de bizim Süper Lig... Geçenlerde Fenerbahçe'nin başkanı Sadettin Saran abimiz, çıkmış bir organizasyonda mangalda kül bırakmamış! Biliyorsunuz, ligin bitimine 4 hafta kala bizim Sarı-Lacivertliler, lider Galatasaray'ın tam 4 puan gerisine düşmüş durumda. Yani anlayacağınız, durum biraz 'denizde kum, bende para' değil de, 'denizde balık, bende oltasızlık' gibi. Ama başkan durur mu, basmış gaza: 'Şampiyonluğa hala inanıyorum!' demiş. Eh, başkanın görevi de bu, takıma moral basmak, gaz vermek. Biz de kahvede 'Allah Allah mı?' diye baktık birbirimize haliyle.
Başkanın demecindeki o tatlı-acı kısımlar da yok değil. 'Üzüldük, yaralandık ama şansımız var' demiş. Valla başkanım, üzülme ve yaralanma konusunda tüm taraftarlar sana hak veriyor, o konuda kimsenin şüphesi yok. Ama o 'şansımız var' lafı... Orada bir durup, 'Acaba bizim gördüğümüz şans ile başkanın gördüğü şans aynı şans mı?' diye bir düşünmek gerekiyor. Asıl bombası ise dün futbolcularla bir araya gelmesi olmuş. Demiş ki, 'O isteği, o üzüntüyü ve o hırsı görüyorum. İnşallah iyi olacak.' Şimdi bu 'hırsı' kelimesi varya, son haftalarda biz Fenerbahçeliler olarak sahada göremediğimiz bir şeydi. Artık başkanım o hırsı topçuların neresinde gördü, hangi maçta gördü, orası da senin sırrın! Belki antrenmanda 'kamera arkası' bir hırs gösterisi olmuştur, kim bilir?
Ne diyelim, bir de Ziraat Türkiye Kupası var önlerinde, o da bir avuntu tesellisi gibi duruyor şimdilik. Başkan umutlu, topçularda hırs var (başkan öyle diyor), e hadi bakalım, son 4 hafta bize bu sezonun acı komedisini mi, yoksa mucizevi bir 'geri dönüş' destanını mı izletecek, hep beraber göreceğiz. Ama benim tavsiyem, çayınızı kahvenizi demleyin, rahat bir koltuğa yaslanın. Çünkü bu sezon Fenerbahçe'de hiçbir şey, ama hiçbir şey sıradan olmuyor!