Vallahi Arda Turan saha kenarında çıldıra çıldıra, hoplaya zıplaya mı, yoksa kahve keyfi yaparken mi takımı yönetti bilemiyoruz ama, Shakhtar Donetsk resmen Konferans Ligi'ni çiftliğe çevirdi arkadaş! AZ Alkmaar'ı ilk maçta 3-0 yenip işi zaten bitirmişlerdi. Rövanşta da öyle bir futbol sergilediler ki, sanki 'biz bu ligi zaten bitirmişiz, size de biraz top oynama keyfi verelim' der gibiydi halleri. Sonuç mu? Yarı final bileti Arda'nın cebinde, AZ Alkmaar da artık evinde maçları televizyondan izlesin.
Bakmayın siz rövanşın 2-2 berabere bittiğine, o tamamen Shakhtar'ın centilmenliğinden. İlk yarı golsüz geçmiş, muhtemelen Arda devre arasında 'Çocuklar, biraz da eğlenin, rakibi de motive edin' demiştir. Nitekim ikinci yarıda bir Alisson golüyle öne geçtiler, sonra AZ Alkmaar'ı biraz koşturdular, skor 2-1'e geldiğinde 'Hadi bakalım, heyecan dorukta!' dedirttiler. Ama ne hikmetse tam AZ Alkmaar umutlanırken, 83'te Meirelles çıktı sahneye, 'Ne umudu kardeşim, biz yarı final için gelmişiz' der gibi bir golle skoru sabitledi. İşte o anda AZ Alkmaar'ın rüyası da kabusa döndü, geçmiş olsun.
Şimdi bu Shakhtar Donetsk tarihinde ilk kez Konferans Ligi'nde yarı final görüyormuş. Sanki Arda Turan 'Ben geldim, siz de gelin' der gibi, takımı bambaşka bir seviyeye taşımış. Rakip kim olacakmış? Crystal Palace mı, Fiorentina mı? Bana kalırsa fark etmez. Arda'nın takımı zaten Avrupa'nın bu üçüncü büyük kupasını (evet, üçüncü) öyle bir ciddiyetsizlikle oynuyor ki, sanki Pazar sabahı halı saha maçı var. Yarı finalde de 'Nereden düştük buraya?' bakışlarıyla, ama yine de galibiyetle ayrılacaklarına eminim. Ne diyelim, Arda'nın yeni macerası Avrupa'yı güldürüyor!