Ah Burak Yılmaz, bizim golcü Kral... Sahadaki hırsını teknik direktörlük koltuğuna taşıyamayınca ne oluyor? İşte Gaziantep FK macerası bunun son örneği. Yahu adam aynı sezonda iki kez istifa eder mi? Resmen 'geldim, gidiyorum, ama belki geri gelirim, sonra yine giderim' filmi gibi. Toplamda 27 lig maçına çıkmış, 234 gün koltukta oturmuş ama ortalama 1,25 puanla vedası da pek şaşırtmadı, desek yalan olmaz.
Hatırlarsınız, sezonun başında İsmet Taşdemir'in iki maçlık 'gol yok, puan yok' performansı sonrası 'kurtarıcı' diye gelmişti Gaziantep'e. Transfer dönemi kapanmadan birkaç oyuncu da alıp takıma bir hava katmıştı hani. İlk yedi maç namağlup, taraftar havaya girmiş, 'işte Kral'ın farkı' derken... Derken evinde Fenerbahçe'den 4 tane yiyince işler yavaş yavaş tersine dönmeye başladı. Göztepe'ye 1-0 mağlup oldukları maçtan sonra 'ben gidiyorum' dedi. 118 gün süren ilk döneminde 6 galibiyet, 5 beraberlik, 3 mağlubiyetle kenara çekildi.
Ama durun, dram bitmedi! Gaziantep yönetimi de ne yapsın, panikledi herhalde, dört gün sonra 'gel gel gel' diye tekrar ikna ettiler Kral'ı. Sanki hiçbir şey olmamış gibi, Yılmaz döndü takımın başına. E dönüş de Başakşehir deplasmanında 5-1'lik tokata denk geldi. Ondan sonra da istikrar mı kaldı? Resmen 'bir var bir yok' sendromu yaşadı takım. Kalan 12 maçta sadece 2 galibiyet, 5 beraberlik, 4 mağlubiyet alınca, ikinci kez 'Ben yokum aga!' dedi. Böylece 8 galibiyet, 10 beraberlik, 9 mağlubiyetle tamamladı bu git-gel'li Gaziantep serüvenini.