Şampiyonlar Ligi yarı finalinde Atletico Madrid ile Barcelona kozlarını paylaşmaya hazırlanırken, maç başlamadan sahadaki tek kozun çimler olduğunu iddia eden bir Barcelona çıktı karşımıza. İlk maçı evinde 2-0 kaybeden, yani tur için dağları aşması gereken Katalan ekibi, antrenman sonrası UEFA'ya koşup 'Beyler, çimler fazla uzun, top yuvarlanmıyor' diye dert yanmış. Kardeşim, sen orada 2 gol yemişsin, tur için nefes alıp vermen gereken yerde çim boyu mu ölçüyorsun? Gerçekten 'takım otobüsüne taş atıldı' olayından sonra 'çimler uzun' şikayeti, bu yarı finalin en büyük komedisi olmaya aday.
Marca'nın haberine göre, Barcelona'nın derdi stadyumdaki çimlerin UEFA'nın belirlediği 3 santimetre standardının üzerinde olmasıymış. Vay canına, sanki çimler 3.1 cm olunca top bir anda kareye dönüşüp sekerek gidecek de gol atamayacaklar. Ya da Sörloth ve Julian Alvarez'in attığı goller, çimler biraz daha kısa olsaydı geçersiz mi sayılacaktı? Atletico Madrid cephesi ise 'ne uzunu kardeşim, her şey kuralına uygun' diye rest çekiyor. Yani düşünsenize, milyon euroluk topçuların topu sürmekte zorlanma bahanesi olarak çim yüksekliğini göstermesi... Benim topçularım top süremezse ben gider antrenörünü değiştiririm, çimlere laf atmam arkadaş!
UEFA'nın da bu 'çim dramına' ne diyeceği merak konusu. 'İhlal varsa kısaltırız' falan diyorlar ama yani artık çimlerin boyu maçın kaderini belirleyecek noktaya gelmişse, futbolun geldiği yere oturup ağlayalım. Bu gidişle bir sonraki şikayet 'hava çok rüzgarlıydı, top istediğimiz yere gitmedi' ya da 'kaleci eldivenleri az yapışkandı' olur. Anlayacağınız, bu kadar büyük bir maç öncesi, taktik, motivasyon yerine çimlerle uğraşan Barcelona'nın işi çok zor gibi görünüyor. Belki de bu çimler, onların 2-0'lık açığını kapatmalarına engel oluyordur, kim bilir?