Şimdi bak, bu futbol dünyasında her şeyi görürsün de, bazen öyle istatistikler düşer ki önümüze, 'Yok artık!' dersin. Fenerbahçe'nin o Brezilyalı 'yıldız'ı Anderson Talisca, Kasımpaşa maçında resmen sahadaki bir hayalet gibi dolaşmış. Hani derler ya, 'Maçı izledim ama oyuncuyu sahada göremedim' diye, işte tam o durum. Adam 60 dakika sahada kalmış ama sanki uzay boşluğunda, paralel evrende oynamış. Kaçırdığı penaltılarla zaten gündemdeydi ama bu, resmen 'Ben buradayım ama aslında yokum' performansıydı!
Ya arkadaş, bir futbolcu 60 dakika oynar da nasıl olur da 'Şut: 0, Gol beklentisi (xG): 0, Rakip ceza sahasında topla buluşma: 0, Çalım: 0' gibi efsanevi sayılara imza atar? Hani 'Topla oynama' da mı sıfırdı diye bakıyorduk, o kadar da değilmiş şükür! Sanki tribünden maçı izlemiş, sonra formayı giyip soyunma odasına gitmiş gibi. Bir tane kilit pas da mı atmazsın be mübarek? Herhalde Talisca o gece sahada topa değil, kendi kariyerine bakıp 'Bu ben miyim?' diye düşünüyordu.
Sadece hücum aksiyonları olsa iyi, ofsayt sıfır, faul alma sıfır, uzun pas sıfır... Yani Talisca'nın sahada yaptığı tek şey, sanırım takım arkadaşlarının pas atacak hedef bulamamasına neden olmak olmuş. 60. dakikada yerine Youssef En-Nesyri girince taraftarların 'Vay be, Talisca sahada mıydı?' diye bir şaşkınlık yaşadığına eminim. Bu performansa artık düşüş falan denmez, direkt 'çöküş' ya da 'futbolu unutma' dersi veriyor adam. Resmen 'sıfırcı hoca' misali, her yere koca bir sıfır atmış!