Hah, buyur bakalım! Fenerbahçe'de ilk ayrılık bombası patlamış, hem de nasıl patlamış... 'Kal' denmemiş adama ya, düşünsene! Yani ya o kadar kötüydü ki kimse yüzüne bakmaya tenezzül etmedi, ya da kulüpte o kadar işler karışık ki kimse kimseye 'kal' diyecek durumda değil. Ben ikinci senaryoya daha yakınım sanki; muhtemelen kapıdan çıkarken fark etmemişlerdir bile. Yazık oldu garibana, ama ne yaparsın, Fener'de işler böyle yürür bazen. Belki de gitmesi hayırlı olmuştur, kim bilir kaç saat yolculuk yapmıştır bu 'istemeyenler' yüzünden.
Neyse, sadece Fenerbahçe mi? Tabii ki değil. Gazetelerin spor sayfalarını karıştırmışlar 9 Nisan 2026'da (vay be, geleceğe gitmişler resmen, kahve falına baktırsalar daha net bilgi alırlardı belki!), Beşiktaş, Galatasaray, Trabzonspor hepsi yine transfer haberleriyle dolup taşmış. Sanki her gün başka bir şey yazıyorlar, değil mi? Hep aynı terane: 'O geliyor, bu gidiyor, acaba kim kalacak, kimin menajeri kafamızı şişirecek?' Klasik Türk futbolu işte, şaşırtmadı. Yıl 2026 olmuş, ama değişen hiçbir şey yok, aynı tantana devam ediyor.
Bir dakikada göz atın diyorlar bir de! Allah aşkına, bir dakikada neye bakacağız? Zaten bütün sene aynı transfer dedikoduları dönüp dolaşıyor, sanki yeni bir şey keşfetmişler gibi. Bakmışsın yarın aynı adam için 'Kalıyor!' haberi gelir, hiç şaşırmayız. Kahveni içmeye devam et sen, bu döngü bitmez, biz de gülmeye devam ederiz.