Fenerbahçe'de taht değişimi resmen gerçekleşti beyler! Sadettin Saran, Ali Koç'la girdiği o çetin kapışmayı kazanıp koltuğa oturdu. 'Heyecanlıyım, sorumluluğun farkındayım' falan filan diye klasiği yaptı ama asıl bomba hemen patladı! Herkes 'Tedesco'nun bavulu hazır herhalde' diye beklerken, Saran çıktı 'Bundan sonra beraberiz, sonuna kadar arkasındayız' demesin mi? Vay arkadaş, Adam daha mazbatayı almadan hocasına sarıldı, bu ne hız! Tedesco'nun yüzündeki o 'acaba beni gönderirler mi' endişesi yerini 'ooooh be, yırttık' rahatlığına bırakmıştır kesin.
Başkan Saran'ın ilk iş olarak tüzüğü değiştireceğini açıklaması da tam efsanelik: '3 sene şampiyon yapamayan gider' maddesi yolda! İşte buna ben 'demokraside tek yol devrim' derim. Acaba bu kuralı kendine mi yazdı yoksa geçmişten ders mi çıkardı, orası muamma. Amaç belli: Artık koltuk sevdalılığına son! 'Liyakat, Kadıköy ruhu, şampiyonluk' falan diye bol keseden attı tabii ama o 3 sene kuralı herkesin aklına kazındı bile. Basınla da adil olacağım dedi, 'Kimsenin kombinesini iptal etmem' diye de ince bir ayar verdi, aman ne diyelim, inşallah diyelim!
Bir de o mazbata olayı var ki, tam bir centilmenlik dersi mi yoksa ince bir gönderme mi çözemedim. 'Çarşamba günü takım Zagreb'e gidiyor, Ali Bey sen git, biz mazbatayı cuma alırız' demiş. Yani neymiş, Ali Koç son kez takımın başında, biraz da hava alsın, son kez Avrupa deplasmanı görsün öyle mi? Vay be! Mazbatayı alır almaz da Samandıra'ya koşacakmış, 'Takımı biz kurmadık demiyoruz, bu takım bizim' diye de resti çekti. Bahanelere sığınmıyormuş, en iyi takım bizimmiş. Helal olsun Sadettin Başkan, daha ilk günden gazı pompaladı. Bakalım bu gazla neler olacak Fener'de, kahvelerde çok konuşulacak bu günler belli oldu!