Fenerbahçe'nin Beşiktaş'ı tek golle geçtiği derbiyi yorumlayan Nihat Kahveci, anlaşılan o ki, skor tabelasından çok sahadaki düdükçüyü kafasına takmış. Kontraspor YouTube'da derinlemesine analizler yapan Nihat abimiz, hakem Yasin Kol'a öyle bir ayar vermiş ki, 'Futbolun 'f'sini bilmiyor' diyerek resmen lise düzeyinde futbol dersi vermeye kalkışmış. Yasin Kol'a da 'hiç kusura bakmasın, ismi çok güzel ama biraz futbolu öğrenin' diyerek, hakemin karizmasını çizmiş. Hadi canım! İsmi Yasin güzel olabilir, ama Nihat'a göre hakemlik kariyeri, isminin güzelliğiyle doğru orantılı değilmiş. Hatta öyle kızmış ki, 'Hakemlerimiz çok kötü, çok kötü, kötü...' diye üçlemeyi arka arkaya patlatmış. Sanki telefon hattı düşmüş de, Nihat ısrarla 'Alo, kötü!' diye bağırmış gibi. Yani, penaltı pozisyonunu falan boş verin, Nihat'ın derdi sarı kartlar, akmayan oyun, hatta belki de çimlerin rengiymiş! Kim bilir...
Ama her kötü giden şeyin bir parlayan yıldızı olur ya, bu maçın gizli kahramanı da Nihat'ın dilinden Ersin Destanoğlu olmuş. Düşünsenize, 30 bin kişinin 'yuh' sesleri arasında ayağa kalkıp, 'Ben bu maçta direği öpeceğim!' dercesine, Cherif'in iki, Kerem'in bir tane, Guendouzi'nin de bir tane 'kesin gol' pozisyonunu çıkarmış. Hani derler ya, 'topu çıkarırken kendinden geçti', Ersin bildiğin kendinden geçmiş! Helal olsun Ersin'e, taraftarın tepkisini 'maçın oyuncusu' unvanıyla tokatlamış resmen. Görünen o ki, o gün Fenerbahçe'nin kalesinde değil, Ersin'in ellerinde umut varmış.
Bir de Nihat'ın gözünden kaçmayan Kante performansı var tabii. 'Kante, Fenerbahçe'ye geldiğinden beri en iyi maçını oynadı' demiş Nihat. E, bu adam zaten geldiğinden beri burada değil miydi? Yoksa milli arayı fırsat bilip, Fransa'da küçük bir 'Kante'ye reset atma' programına mı girmiş? Deschamps'ın 'Onu Dünya Kupası'nda kullanacağım' açıklamalarını da duymuşuz. Aman dikkat, Kante'yi bu formda gören rakipler, 'Acaba Kante'nin ikizi mi sahada?' diye şüphelenmeye başlar. Nihat haklı, Kante'ye 'kötü oynadı' diyebiliriz, 'formsuz' diyebiliriz, ama 'futbolculuğu tartışılmaz' derken, sanki birazcık çelişki kokusu almıyor muyuz? Ne diyelim, Kante sahanın her yerindeymiş, pas trafiğinin içindeymiş, hatta belki çayları bile o getirip götürmüştür. Helal olsun Kante'ye de, kendini bulmuş diyelim, çok kurcalamayalım.