Efendim, Fener'de sıradan bir Pazar günü değil, adeta bir 'Seçim Maratonu' yaşandı! Sarı-lacivertliler, malumunuz, başkanlık koltuğuna yeni bir isim oturtmak için ya da mevcut ismi bir kez daha o koltuğa yapıştırmak için sandık başındaydı. Ali Koç ve 'değişim rüzgarı estireceğim' diyen Sadettin Saran arasında kıran kırana bir mücadele vardı. Ve oylar sayılmaya başlar başlamaz bir de ne görelim? İlk 9 sandıkta Sadettin Saran önde! Vay arkadaş, sandıktan da mı 'sürpriz' çıktı demeyin, Fener bu, ne olacağı belli olmaz!
Gündüz saatlerinde oy kullanma işlemi tam bir 'demokrasi şöleni' havasında geçti, hatta bazen siyasi seçimlerden daha çok ilgi gördü desek yeridir. Herhalde kulüp yönetiminde olmak, şampiyonluktan daha cazip geliyor insanlara! Ali Koç, oyunu kullanırken 'Demokrasi şölenimiz devam ediyor, kim kazanırsa kazansın Fenerbahçe için hayırlı olsun' temennisinde bulunmuş. Hani 'helvayı yaptık ama yiyen yok' modundan sonra, bu koltuk sevdası bambaşka. Sadettin Saran da boş durmamış, 'Bugün Fenerbahçe'nin bayramı, değişimin ilk günü olacak' diye bas bas bağırmış. Ne diyelim, inşallah sandıktan çıkan isim, bayram havasını şampiyonlukla taçlandırır da gerçekten bayram olur.
Ama asıl komedi (ya da dram) kongrenin ilk gününde yaşandı. Yönetim kurulu, yani Ali Koç ve ekibi, hem idari hem de mali açıdan ibra edildi. Yani 'Tamam, paraları iyi harcadınız' dendi. Ama gel gör ki, taşınmazlarla ilgili üç kritik madde reddedildi! Resmen bir elin verdiğini diğer el geri aldı! 'Aklandınız ama her istediğinizi de yapamazsınız' mesajı verildi. Ali Koç, 'Bunlar 2013'ten beri her kongrede vardı' diye dil döktü ama dinleyen olmadı. Anlaşılan o ki, taraftar 'Başkan sensin ama bize de bir sor' demiş. Şimdi bakalım, bu karışık sinyallerle başkanlık koltuğuna oturan (ya da yeniden oturan) isim, o koltukta ne kadar rahat edecek? Fener'de drama bitmez, yeni sezonun ilk dizisi de bu kongre oldu desek yeridir!