Efenim, bu hafta Süper Lig'de gözler Trabzon'a çevrildi. Malum, Galatasaray geliyor. Ancak öyle bir geliş var ki, Bordo-Mavililer daha topa vurmadan sahadan üç kişi eksik başlıyor gibi. Ernest Muçi kardeşimiz, milli takım turuna çıkmış, oralardan bir güzel sakatlanıp gelmiş. Hani derler ya, 'Dönüşün muhteşem oldu,' Muçi için bu maça özel 'Dönüşü maalesef kadroya olmadı' demek daha doğru olur.
A Spor da sağ olsun, bu tatsız haberi ballandıra ballandıra anlatmış. Muçi, son antrenmanda takımdan ayrı, muhtemelen tribünden izleyeceği maça hazırlanıyormuş. Ama durun, bitmedi! Trabzonspor'un derdi sadece Muçi ile değil. Sakatlık kervanına Batagov da katılmış. Bir de Oulai var ki, o da kart cezalısı. Yani sahaya çıkacak on bir için 'Kim sağlam, kim cezasız?' diye liste yapmak, 'Kim yok?' diye liste yapmaktan daha kısa sürecek gibi.
Şimdi düşününce, Galatasaray gibi dişli bir takıma karşı üç önemli oyuncudan mahrum çıkmak... Bu resmen, 'Buyurun, gollerinizi atın ama ayıp olmasın' demek gibi bir şey. Bordo-Mavililer'in teknik ekibi herhalde maçtan önce 'Hadi çocuklar, kalan sağlar bizimdir!' diye motive edecek. Artık yedek kulübesi mi, sahadaki oyuncular mı daha fazla terleyecek, onu da pazar akşamı göreceğiz. Ama kesin olan bir şey var; Trabzonspor'un bu maçı kazanması için sadece iyi oynaması yetmeyecek, bir de oyuncu bulması gerekecek!