Oooo, Beşiktaş'ta sular durulmuyor, hatta alabora oluyor diyebiliriz. Göztepe'den yenen o ağır 3-0'lık tokat daha yeni yeni yüzlerden silinmişken, Sergen Hoca'nın başına bir bela daha sardı: Kayserispor deplasmanı! Ama bu seferki bela öyle bildiğinizden değil, tam 10 tane futbolcu eksik. Hani 'kadro sıkıntısı var' derler ya, Beşiktaş'ta resmen 'kadro yoksunluğu' var şu an! Sergen Yalçın'ın kara kara değil, bildiğin kapkara düşünme aşamasına geçtiğine eminim.
Şimdi gelin bu 10 eksik mevzusunu biraz açalım. Bir kısmı, bizim o muazzam futbol bürokrasimizin eseri olan 'statü gereği' muhabbetinden. Yani ligin başında transfer ettiğin topçuları, o eski tarihe ertelenmiş maçta oynatamıyorsun. Ne kadar mantıklı değil mi? Gökhan Sazdağı'ndan Djalo'ya, Rıdvan'dan Cerny'ye, El Bilal Toure'den Cengiz Ünder'e kadar bir ordu dolusu yeni transfer kenarda oturacak, maçı tribünden izleyecek. Resmen takımın yarısı maça gelmiş ama 'abi kusura bakma, senin o eski kimliğinle bu maça giriş yapamazsın' demişler gibi bir durum.
Bir de üstüne sakatlık kervanına katılan Salih Uçan ve Mustafa Hekimoğlu var ki, Sergen Hoca'nın saçlarının kalanını da beyazlatmak için elinden geleni yapıyorlar. Valla Sergen Hoca şimdi kara kara düşünüyor değil, bildiğin kafayı yiyor olmalı. Yedek kulübesine kimi yazacak? Formasını giyip 'Bari ben de oynayayım!' dese şaşırmam. Hatta belki kaleci eldivenlerini takıp yedek kulübesine altyapıdan değil de, kulüp çaycısını falan koyar, o derece yani! Kayseri'ye çıkan takımın kaç numara forma giyecek diye düşünmek bile başlı başına bir komedi.