Arkadaşlar, bir kahve molası verip de size şu taze Fenerbahçe haberini yetiştireyim dedim. Bakın, eski yöneticilerimizden Hakan Safi beyefendi, başkanlık koltuğuna göz dikmiş. Ama öyle kuru kuruya değil ha, şartı var şartı! Diyor ki, 'Bu yönetim, yani Ali Koç ve ekibi, eğer koltuktan kalkıp gitmeye karar verirse, o zaman ben adayım!' Yani anlayacağınız, kimse 'senin ne işin var' demeden, boş koltuğa talip oluyor bizim Hakan Bey. Resmen 'davul bile dengi dengine' misali, 'koltuk boşsa ben gelirim' kafası. Helal olsun valla, vizyon bu olsa gerek, sıraya girmek yok, direkt boş koltuğa!
Tabii bu açıklamaların arasına bir de 'Fenerbahçe için her zaman göreve hazırım' cümlesini serpiştirmiş, klasik kahramanlık vurgusu. E tabii, koltuk boşsa, hazır olmak kolay! Ama Hakan Bey'in asıl patlattığı kısım, Galatasaray düşmanları muhabbeti. Diyor ki, 'Benim çok Galatasaraylı düşmanım var.' E normal abi, Fenerbahçe'de yöneticilik yaptıysan, asıl dostun Galatasaraylı olsa şaşırırdık zaten! Hatta işi Kerem'e ve milli takıma kadar götürmüş, 'onlar bile peşimde' dercesine. Sanırsın James Bond filmi çekiyor, düşmanları sadece sarı-kırmızılılar.
Fakat son bombası var ya, işte o tam efsane! 'En kötüsü içimizde Galatasaraylılar var. Onları temizliyorum.' Ooo, dur bakalım Hakan Bey! Bu ne demek şimdi? Resmen 'içimizdeki hainleri avlama' operasyonu mu başlatıyorsunuz? Şimdi merak ediyorum, bu 'temizlik' nasıl olacak? Tesislerde G.Saray renkli eşya bulunduranlar mı ihbar edilecek, yoksa 'kim en çok hakemden şikayet ediyor' testi falan mı yapacaklar? Yoksa gizli ajanlar mı sızdıracak kulübün içine? Vallahi bizim kulüplerde hep bir iç düşman arayışı, hep bir 'temizlik' muhabbeti. Ne diyelim, başkan olursa bizi ne maceralar bekliyor bu 'içimizdeki G.Saraylılar' konusunda, sabırsızlıkla bekliyoruz! Belki bir de 'Fenerbahçe Marşı' ezbere okuma sınavı yaparlar, kim bilir...