Arkadaşlar, Pazar günü Kadıköy'de yine ateşte yürüyeceğiz! Fenerbahçe ile Beşiktaş kapışıyor, eyvallah. Ama bu seferki teknik direktör düellosu biraz 'kuşak çatışması' gibi. Bir yanda Fenerbahçe'nin dümenindeki çiçeği burnunda derbici Domenico Tedesco var, daha üçüncü derbisine çıkacak. Diğer yanda ise Beşiktaş'ın başında yıllanmış şarap Sergen Yalçın Hoca var ki, kendisi bu arenada on birinci kez boy gösterecek. Yani anlayacağınız, biri daha yeni ehliyet almış, diğeri yolları aşındırmış kamyon şoförü misali, tecrübe farkı ortada.
Şimdi bu iki 'teknik deha' (birisi taze deha, diğeri efsaneleşmiş deha) nasıl başlamış derbi serüvenine? Tedesco, ilk derbisinde Beşiktaş'a karşı bir destan yazdı resmen. Tüpraş Stadı'nda 2-0 geriden gelip maçı 3-2 yapıştırınca, "Bu çocukta iş var" dedik. Sonra Galatasaray'la da 1-1 berabere kalıp 'yenilmezlik' unvanını korudu. Sergen Hoca desen, o da ilk derbi galibiyetini Fenerbahçe'ye karşı, 2019-20 sezonunda Dolmabahçe'de 2-0'la almış. Yani ikisinin de ilk "derbi zaferi" albümünde Fenerbahçe fotoğrafları var. Ne diyelim, kaderin cilvesi mi, yoksa Fenerbahçe'ye karşı ayrı bir motivasyon mu?
Gelgelelim karnelere... Tedesco, iki derbiyle henüz "öğrenci işi" bir karnesi olsa da, şimdilik pırıl pırıl: bir galibiyet, bir beraberlik, sıfır mağlubiyet. Helal olsun çocuğa, daha ne yapsın? Sergen Hoca'nınki ise daha 'orta okuldan beri bu işi yapıyorum' havasında. Toplamda 10 derbiye çıkmış, 4 galibiyet, 3 beraberlik, 3 de mağlubiyet. Fenerbahçe'ye karşı da 4 maçta 2 galibiyet, 1 beraberlik, 1 mağlubiyetle nispeten denk bir tablosu var. Ha, bu sezon ligde Tedesco, Beşiktaş'ı 3-2 yenerken, Sergen de Kadıköy'deki Ziraat Türkiye Kupası maçında 2-1'lik galibiyetle rövanşı almıştı. Yani anlayacağınız, biri ligde yediğini, kupada çıkardı. "Borcumuz olsun" dememişler, helalleşmişler resmen!
Bu arada, ikisi de sezona sıfırdan başlayanlardan değil ha. Tedesco, Fenerbahçe'de Jose Mourinho'nun koltuğuna oturmuş, Sergen Hoca da Beşiktaş'ta Ole Gunnar Solskjaer'den dümeni devralmış. Vay be, kimler gelmiş kimler geçmiş bu takımların başından. Demek ki neymiş, kısmet diye bir şey varmış! Şimdi bu iki 'emanetçi' hoca, Pazar günü Kadıköy'de kozlarını paylaşacak. Bakalım bu sefer kimin cebine ne kadar puan girecek, kimin karnesine yeni bir parlak not eklenecek, ya da kim 'tüm derbi serisini sıfırladı' diye iç geçirecek. İzleyip göreceğiz.