Futbolun profesörü, sayın Mesut Bakkal, Amedspor'u Süper Lig'e çıkarmak için bildiğiniz tüm taktikleri, tüm analizleri bir kenara bırakmış. Elinde minik bir hesap makinesiyle kameraların karşısına geçmiş ve "Beyler, basit hesapla 6 maçtan 5'ini kazandık mı tamamdır! İster birinci, ister ikinci olalım, önemli olan üst lige çıkmak!" demiş. Valla bravo Mesut Hoca! Kim uğraşır şimdi averajla, ikili üçlü averajla... Beş maç kazan, kap gel Süper Lig biletini, oh mis!
Şu an Trendyol 1. Lig'de ikinci sırada, lider Erzurumspor'un ensesinde bitki çayı gibi duran Amedspor, Mesut Hoca geldikten sonra resmen vites büyüttü. Adam 16 Şubat'ta gelmiş, 7 maçta 5 galibiyet, 2 beraberlik almış. Daha da güzeli, son 4 maçta kalesine duvar örmüşler, gol mü ne, onu bile unutmuşlar galiba! Takım 7 maçta 14 gol atmış, sadece 3 gol yemiş. Mesut Bakkal'ın "ben gelince beklemediğim bir panik vardı, sakin olun dedim" açıklaması da cabası. Hoca gelmiş, "Sakin olun gençler, ben bu filmi daha önce de izledim, hatta başrolünde oynadım" demiş sanki. İşte o sakinlik, Amedspor'a panik atağı geçiren rakiplerini yenme ilacı olmuş.
Hoca bir de öyle bir kadro kurmuş ki, "herkes oynuyor" diyor. Rotasyon dediğin böyle olur; Boluspor maçından sonra Esenler Erokspor maçına 4-5 farklı adamla çıkmak nedir ya! Hatta "Oynamayan oyuncu bile oynayanın terini silecek seviyede" demiş, valla bu takım ruhuysa, biz de bu ruhu istiyoruz! Şimdi önlerinde Boluspor maçı var, ki hoca "önce o, sonra diğerleri" diye kesip atmış. Zaten Diyarbakır'da 20 bin bilet satılmış, maç günü 30 bini geçer diyorlar. Diyarbakır halkı Süper Lig'i öylesine istiyor ki, Mesut Hoca'nın "5 maç kazanın, gerisi kolay" formülüne bile itiraz etmiyorlar. Taraftar desteği olmazsa olmaz diyor Mesut Hoca. Valla haklı, bu kadar hesap kitap yapılırken, bir de gol gecikirse tribünlerin desteği şart. Yoksa hesap makinesi bile şaşırır o sesten!