Ulan arkadaş, bizim Mert Hakan Yandaş bildiğiniz üzere şu "futbolda bahis" soruşturması kapsamında yargılanmaya devam ediyor. Bugün de Çağlayan Adliyesi'nin yolunu tutmuş, demir parmaklıklar ardındaki günlerine bir duruşma molası vermiş. Ne yalan söyleyeyim, bu dava sayesinde Mert Hakan herhalde hayatında bu kadar "kalabalık" bir maça çıkmamıştır, zira adliye koridorları adeta Fenerbahçe takım otobüsü inmiş gibiydi!
Yanlış duymadınız, "destek" denince bizimkiler işi bir level üste taşımışlar. Başkan Sadettin Saran'dan eski başkan Ali Koç'a, yeni teknik direktör Domenico Tedesco'dan (adam daha yeni geldi, hemen adliye yollarına düştü!) tutun da, takımın önemli isimlerine kadar herkes oradaydı. İsmail Yüksek, Çağlar Söyüncü, Levent Mercan, Mert Müldür, Serdar Dursun, İrfancan Kahveci... Hadi bunlar bizimkiler diyelim. Ama durun bir dakika! Arada Cenk Tosun (iki kere yazılmış, listeyi yapanın da kafası karışmış herhalde), Dorgeles Nene, Milan Skriniar, hatta ezeli rakibin yıldızı Kerem Aktürkoğlu bile listede! Şimdi ya bu isimler başka takımda değil ya da adliye yollarında bir nevi "futbol birleştirir" mottosu yaşandı, vallahi bilemedik! Resmen mahkeme salonuna değil, bir jübile maçına gelmişler gibiydi.
Mert Hakan'la birlikte kulübün kongre üyesi Ersen Dikmen de hakim karşısına çıkmış. Anlaşılan o ki, Fenerbahçe'de "takım ruhu" denince akla sadece sahada paslaşmak değil, adliyede omuz omuza durmak da geliyormuş. Böyle bir "moral desteği" nadir görülür. Belki Mert Hakan da içeride "Bu kadar adam yanımda, hadi artık bırakın da sahaya çıkayım, golleri sıralayayım!" diye düşünmüştür kim bilir. Ne diyelim, inşallah her şey yolunda gider de, adliye koridorlarındaki bu kalabalık bir dahaki sefere sadece galibiyet kutlaması için bir araya gelir, hem de tam kadro!