Efendim, Boluspor'da bu sezon teknik direktör kıyımı adeta bir gelenek halini aldı. Hani 'her gün bir teknik direktör yesek' der gibi, bir de baktık Suat Kaya hocayla da yollar ayrılmış. Boluspor'un yöneticileri sanırım bu koltuğa en çok kim oturup kalkacak diye bir yarışma düzenliyorlar. Yoksa bu hız nedir Allah aşkına? Daha dördüncü ay bitmeden dördüncü hocayı gönderdiler. Bu gidişle TFF, Boluspor'a 'En Hızlı Hoca Değiştiren Kulüp' özel ödülü vermeyi düşünebilir.
Suat Kaya da bu 'döner kapı' sisteminin son kurbanı oldu diyelim. Kendisi gelmeden önce kimler geldi kimler geçti bir sayalım: Sezona Mustafa Er ile başladılar, dokuz maçta 'yeter' dediler. Ardından Ertuğrul Arslan geldi, o biraz daha dayandı, on bir maçla şimdilik en uzun soluklu hoca unvanını elinde tutuyor. Erdal Güneş ise şimşek gibi çaktı, üç maçta fırtına koptu ve yallah. Suat hoca ise sekiz maç dayanabildi, iki galibiyet, bir beraberlik ve beş mağlubiyetle 'katkılarından' dolayı teşekkür edilip kibarca uğurlandı. Sanırım o 'katkılarından' kasıt, yeni bir teknik direktör bulma ihtiyacı yaratmaktı, onu da başarıyla yerine getirdi.
Şimdi Boluspor'da teknik ekibin yanına bir de 'sürekli yeni teknik direktör arama komitesi' kurmuşlardır herhalde. Bu tempoyla kulübün insan kaynakları departmanı, teknik direktör CV'leriyle boğuluyordur. Valla ben olsam o takıma hoca olmaya giderken, valize sadece yedek diş fırçamı falan koyarım. Ne olur ne olmaz, koltuk ısınmadan geri dönme ihtimali yüksek! Hadi bakalım, yeni 'şanslı' hoca kim olacak? Merakla bekliyoruz.