Fenerbahçe'nin bir dönem kadrosunda 'yokluğunu arattıran' (şimdilerde öyle anılıyor diyelim) Brezilyalı orta saha oyuncusu Jailson, yıllar sonra sahneden el sallayarak gelmiş, 'Ben o değildim!' tarzı bir itirafla gündeme oturdu. Hani bazı şeyler sonradan dank eder ya, Jailson'da da tam olarak bu yaşanmış. 2018-2020 arasında sarı-lacivertli formayı terleten abimiz, özellikle o meşhur Galatasaray derbisindeki beraberlik golü ve sonrasında yaşanan 'minik' olaylarla hatırlanıyor. Meğer o zamanlar beyni sahada biraz geriden geliyormuş!
Takvimler 2 Kasım 2018'i gösterdiğinde, Jailson 72. dakikada attığı golle Fenerbahçe'ye hayat vermiş, skoru 2-2'ye getirmişti. 'Tarif edilemez bir duyguydu, bugün bile duygulanıyorum' diyor, eyvallah, gol güzeldi hakkını yemeyelim. Ama maç sonu Belhanda ile girdiği 'dostane' diyalog sonrası gördüğü kırmızı kart ve uzayan cezası? İşte orası 'gençliğin verdiği bir hata' klasörüne kaldırılmış. 'O zamanlar gençtim, heyecanı kontrol edecek olgunluğa sahip değildim,' demiş. Yani anladık Jailson, topu kaleye sokmayı biliyordun da, sakin kalmayı henüz öğrenmemiştin. Kaçımız gençliğimizde 'dur lan ne yapıyorum ben?' diyecek olgunluğa sahiptik ki?
Şimdi geriye dönüp baktığında 'tamamen farklı bir bakış açısı' kazanmış, 'davranışımın yanlış olduğunu anladım, bugünkü aklım olsa asla yapmazdım' diyerek adeta bir aydınlanma yaşamış. Bravo Jailson! Tecrübe dedikleri bu olsa gerek, biraz kırmızı kart, biraz ceza, biraz da maç kaçırma... Ne duruma getirdi adamı! Demek ki neymiş? Sahada gol atmak asıl olaymış, gerisi sadece gereksiz tansiyonmuş. Ne diyelim, geç olsun güç olmasın. En azından golün hatırası tertemiz kalmış, diğerleri de 'gençlik hatası' olarak arşivdeki yerini almış. Belki bir gün belgeselini çekerler, adı da 'Jailson'un Kırmızı Kart Sendromu: Pişmanlık Dersleri' olur.