Brezilya Milli Takımı'na kadar yükseldi dedin mi, topçunun değeri bir anda üçe beşe katlanır. Bizim Galatasaray'ın orta saha cambazı Gabriel Sara da tam bu tarifenin son kurbanı. Pardon, son gözdesi diyelim. Adam Brezilya forması giydi diye sanki topa dokunuşu değişti, ayağına sihirli değnek değdi sandılar. Şimdi İngilizler kapıya dayanmış, "Sara'yı bize verin" diye cıvıl cıvıl. Sanki memlekette başka topçu kalmadı, Brezilya'dan ithal etmeden yapamayacaklar!
Tabii bu işin kokusunu alan Premier Lig'in "şampiyonluk adaylarından" (bknz: Tottenham) hemen atlamış Sara'nın peşine. Caught Offside diye bir İngiliz yayını diyor ki, "Tottenham, Sara'ya yakın isimlerle temasa geçmiş." Adam zaten daha önce Norwich'te o meşhur İngiliz yağmurunun tadına bakmış, "Ben bu Premier Lig'e geri dönerim abi!" diye içinden geçiriyormuş demek ki. Tottenham da sanmış ki Sara'yı alıp şampiyon olacağız. Yahu, yıllardır Harry Kane'le olamadınız, bir orta saha oyuncusu mu kurtaracak sizi? Güldürmeyin adamı!
Geçelim işin en can alıcı kısmına: Para! Galatasaray'ın aklı sıra "Satmak istemiyoruz ama..." diyerek koyduğu bonservis bedeli tam 45 milyon Euro! Vallahi pes. Yani Sara kötü oyuncu değil, hatta bayağı iyi. Bu sezon 39 maçta 6 gol, 3 asist de yapmış. Ama 45 milyon Euro dedin mi, insanın "Bir dakika ya, bu Brezilyalı futbolcu değil de, gizli bir petrol kuyusu mu?" diyesi geliyor. Bence bizimkiler rakamı söylerken gülmemek için kendilerini zor tutmuşlardır. Tottenham'ın bu fiyata "Tamam abi, çuvalı getiriyoruz!" deyip demeyeceği belli değilmiş. Belli tabi, hangi akıllı bu parayı verir? En azından ilk görüşmede. Aston Villa da istemişti bir zamanlar, sonra "Biz almayalım ya, Emery'nin önceliği değil artık" deyip ucuza yırtmışlar anlaşılan. Yoksa onların da cebinden bir daire parası daha çıkacaktı.