Kosova Milli Takımı Teknik Direktörü Franco Foda, bizim A Milli Takım'a elenip Dünya Kupası hayallerini suya düşürdükten sonra, geleceğiyle ilgili efsanevi 'net' açıklamalarını sıralamış. Kendisi, kupa hayallerinin suya düşmesine üzülmüş, sanki kimse fark etmemiş gibi. Ama asıl bomba, takımının Kosova'yı 'mümkün olan en iyi şekilde' temsil ettiğini ve bu şekilde 'ilerlemeye devam edeceklerini' söylemesi. Hadi bakalım, bu 'en iyi şekilde' temsil nasıl oluyor da Dünya Kupası bileti alamıyor, orası ayrı bir tartışma konusu tabii.
Foda hocam, Türkiye karşısında 90 dakika boyunca Dünya Kupası'nın mümkün olduğunu ve takımıyla gurur duyduğunu da eklemiş. Ya Foda hocam, mümkündü de neden olmadı? Hani o 'küçük detaylar' var ya, işte onlar büyük ihtimalle sizin kaçırdığınız 2-3 net fırsat, bir de savunmadaki o 'bir anlık hata'ydı. Maçın denk geçtiğini iddia etmiş ama futbol dünyasında 'denk' maçlar genellikle kazananı olanlardır. Kaçan fırsatları ve bir anlık hatayı saymazsak gerçekten de berabere bitirebilirlerdi, ama futbolda 'saymazsak' diye bir kavram yok maalesef. Yüreklerini sahaya koymuşlar da, topu ağlara koymayı akıl edememişler demek ki.
İşin en can alıcı kısmı ise Foda'nın 'Kosova'dan ayrılmayı düşünmüyorum çünkü bu ülkeyi ve halkını seviyorum' demesi. E iyi, sevenler ayrılmasın. Madem Dünya Kupası'na 'sadece bir maç uzaktaydık' ve takım 'iyi bir gelişim gösteriyor', o zaman bu 'gelişimin' meyvelerini 2028 Avrupa Şampiyonası'nda toplayacaklarmış. Demek ki kaybetmekten ders çıkarıp hedef büyütmek de bir gelişimmiş, biz de yeni öğrendik. Foda'ya buradan başarılar dileriz, umarız 2028'e kadar 'küçük detaylar' lehine işler.