Hocalar, beyler, bayanlar! Tam 24 yıl! Dile kolay, çeyrek asır! A Milli Takım'ımız, o efsane 2002 kadrosunun gölgesinden çıkıp, nihayet 2026 Dünya Kupası'na biletini kaptı! Yahu ne macera yaşadık, Kosova'yı geçerken bile ter döktük, ama değdi be! Bu sefer turnuva da devasa olacakmış, 48 takım! Resmen 'gelen ağam giden paşam' demişler, herhalde artık bakkaldaki Emre'yi de alırlar milli takıma diye düşünüyorum. Neyse, şaka bir yana, ay-yıldızlılarımız bu büyük şölene katılmayı başardı, helal olsun! Artık geri sayım başladı, Amerika, Meksika ve Kanada'nın ev sahipliğinde, bakalım ne maceralar yaşayacağız.
Peki, bu 'Dünya Kupası Karnavalı'nda biz neresindeyiz? D Grubu'nda efendim, D! Rakip kimler mi? Birincisi, ev sahibi Amerika Birleşik Devletleri; malum, adamlar evinde her zaman bir başka oynar, bir de 'soccer'ı bize sevdirecekler diye kasılırlar. İkincisi, Güney Amerika'nın asi ruhu Paraguay; kesin ayağımızın altından topu almayı iyi bilirler, göz açtırmazlar. Ve son olarak, Avustralya! Hani şu bildiğimiz, kangurulu, koalalı, uykudan yeni uyanmış gibi görünen ama sahada aslan kesilen Avustralya. Vallahi, sanki bilerek 'bunu nasıl karıştırırız' diye uğraşmışlar gibi bir grup. Hadi bakalım, kolay gelsin bize, işimiz var bu grupta.
Diğer gruplara da şöyle bir göz gezdirdim; A'dan L'ye kadar uzayıp gitmişler. Meksika, Kanada, Brezilya, Fransa, Arjantin falan filan... Herkes bir şekilde gruplarını bulmuş. Kimisi 'Oh be!' derken, kimisi 'Yandı gülüm keten helva!' modunda. Bizimkiler için de D Grubu'nda şimdiden başarılar dileyelim. 24 yıl beklemişiz, herhalde bir sürpriz yaparız da bu gruptan çıkarız. İnşallah rakipler bizi 'turistik geziye geldiler' diye hafife almaz da, 'işte Türk'ün gücü!' dedirtiriz. Haydi hayırlısı, kupaya doğru yola çıkıyoruz!