Şimdi bak abicim, bu Premier Lig dediğin yerde bile her zaman güneş açmıyor, hatta bazı takımların üstüne kar yağıyor resmen. Misal, bizim komşunun çocuğu Tottenham... Yıllardır bir kupa kaldıramazlar, şimdilerde de küme düşme korkusu sarmış dört bir yanlarını. Eh, böyle olunca da klasik Türk filmi senaryosu devreye girdi, teknik direktör Igor Tudor'a 'güle güle' dediler. Zaten o da ne işi vardı Premier Lig'de, değil mi? Neyse, Tudor'u gönderdiler, yerine Roberto De Zerbi'yi getirdiler...
... Ama dur dur, asıl bomba kısım şimdi geliyor! Bu İngilizler, De Zerbi'den önce kimin kapısını çalmış dersin? Bizim Galatasaray'ın şampiyonluk mimarı, Okan Buruk'un! Düşünsene, adamlar Premier Lig'de can çekişiyor, Okan Hoca da Galatasaray'da ipi göğüslemek üzere. 'Gel bizim dibe vuran gemiyi kurtar' demişler, bizimki de 'Yok hacı, benim zaten ligimde şampiyonluk var, sizin bu Premier Lig'deki maceralarınız bana göre değil' der gibi bir ret cevabı çakmış. Tuttomercatoweb falan yazmış, net bilgi.
E tabii, Okan Hoca 'Hayır' deyince İngilizler de mecburen ikinci tercihleri De Zerbi'ye yönelmişler. Ne yapsınlar, ilk göz ağrıları gelmeyince idare ettiler işte. Yani anlayacağın, bizim Okan Hoca o kadar piyasa yapmış ki, Premier Lig'den gelen küme düşme kokulu teklifi bile nazlanmadan reddedebiliyor. Sadece Tottenham da değil, Lazio falan da göz kırpıyormuş. Hatta Suudi Arabistan'dan Al Ittihad bile sıraya girmiş. Vay be! Adam bildiğin krallar gibi, nereye gitse kapılar açılıyor. Helal olsun Okan Hoca'ya, işi biliyor vesselam!